Komünal Mülkiyet – 1

Bir Liberteryen Değerlendirmesi

Kevin Carson, Communal Property: A Libertarian Analysis. Center for a Stateless Society Paper No. 13 (Summer/Fall 2011). Türkçesi Faruk Pak tarafından çevrilmiştir.

—> PDF A4BOOKLET <—

Giriş

Piyasa anarşistleri arasındaki egemen mülkiyet görüşü, mülkiyetin tek doğal biçiminin bireysel temellük yoluyla verili, kişisel, ücretli basit mülkiyet olduğunu söyler. Ortak veya kolektif mülkiyet kerhen “gönüllü sosyalizm” in meşru bir biçimi olarak kabul edilse de bu tür mülkiyet biçimlerinin ancak basit ücretli bireysel mülkün önceden mevcut olan sahipleri arasında yapılan bir tür özel sözleşme yoluyla ortaya çıkabileceği söylenir. Arazi ancak bireyler tarafından genellikle sarih olmayan önsavlara göre tahsis edilebilir. Sağcı liberter ve Objektivist forumlar, “kolektif mülkiyet diye bir şey yoktur”, “tüm mülkiyet hakları bireyseldir” ve benzeri ifadelerle dolup taşmakta. Ayn Rand örneğin, Avrupalı yerleşimcilerin Amerikan Kızılderililerinin topraklarını çaldığının söylenmesinin imkânsız olduğunu söyledi çünkü Kızılderililerin en başta zaten mülkiyet haklarına sahip olmadığını savundu:

“Şimdi, Amerikan Kızılderililerinin ülkemize karşı getirdikleri sözde şikayetler umurumda bile değil. Ben, haklı olarak, Kızılderililerin en antipatik Hollywood tasvirine ve beyaz adama neler yaptıklarına inanıyorum. Sırf burada doğup vahşi bir hayat sürdüler diye bu ülke üzerinde bir hakları olamaz. Beyaz adam bu ülkeyi fethetmedi ve bu söylediğime karşı çıkarsanız bu sizin ırkçı olduğunuzu gösterir çünkü bazı insanların ırkları nedeniyle bir şeye hakkı olduğuna inandığınız anlamına gelir. Bir kişinin muhteşem bir ülkede doğup onunla ne yapacağı hakkında en ufak fikri olmasa da ülke üzerinde bir mülkiyet hakkı olduğuna inanıyorsun. Hakkı yoktur. Kızılderililerin mülkiyet veya mülkiyet hakları konseptleri olmadıkları için – çünkü yerleşik bir toplumları yoktu, çoğunlukla göçebe kabile “kültürleri” vardı- toprak üzerinde hakları yoktu ve hiç kimsenin onlara akıllarından bile geçirmedikleri veya kullanmayacakları hakları vermesi için bir sebep yoktu. Bireysel haklara saygı duyan (hatta saygı duymaya çalışan) bir ülkeye böyle saldırmak yanlıştır. Eğer yaparsanız, saldırgan bir tavra sahipsiniz ve ahlaki olarak yanlış konumdasınız. Ama eğer bir “ülke” hakları korumuyorsa -eğer bir grup kabile mensubu kabile liderlerinin kölesiyse—onların sahip olmadığı veya saygı duymadığı “haklara” neden saygı gösteresiniz ki? Herhangi bir hak kavramları ve haklara saygıları yokken Kızılderililerin “haklarına” saygı gösterilmesi gerektiğini iddia edemezsiniz. Ama hadi hepsinin güzel masum vahşiler olduğunu varsayalım -ki kesinlikle öyle değillerdi. Bu kıtada beyaz adama karşı çıkmalarındaki amaç neydi? İlkel bir varoluşa devam etme isteğinden başka bir şey değil; Dünyanın kendi kısımlarına dokunulmaması “hakları” için -hayvanlar ya da mağara adamları gibi yaşayabilmeleri için herkesi dışarıda tutmak için savaştılar. Yanında herhangi bir medeniyet unsuru getiren her Avrupalı, bu kıtayı elde etme hakkına sahipti ve bazılarının bunu yapabilmiş olması harika haber. Bugünün ırkçı Kızılderilileri -Amerika’yı kınayanlar- bireysel haklara saygı göstermeyenlerin ta kendileri.“1

Ancak Karl Hess’in The Libertarian Forum’da söylediği gibi, liberter mülkiyet çeşitli meşru biçimlerde ortaya çıkabilir:

Liberteryenizm bir halk ve kurtuluş hareketidir. İnsanların, yaşayan, özgür ve farklı insanların, gönüllü olarak bir araya gelebileceği, daha sonra dağılabileceği, açık ve o toplulukta uygun görülürse hayatlarını etkileyen kararların alınması süreçlerine katılabileceği, zorlayıcı olmayan bir toplumu hedefler. Bu, hayatın her alanında uygulanmış serbest bir piyasa anlamına gelir. İnsanların kendi topluluklarının kaynaklarını ister kolektif ister bireysel olarak olarak düzenlemekte özgür oldukları anlamına gelir; bu, istendiğinde topluluk temelli bir yargıya sahip olma özgürlüğü, istenmediğinde ise hiçbir yargı sisteminin olmaması özgürlüğü veya en çok arzu edildiği durumlarda özel tahkim hizmetlerine sahip olma özgürlüğü anlamına gelir. Polis kurumu konusunda da aynı şey geçerlidir. Okullar, hastaneler, fabrikalar çiftlikler, laboratuvarlar, parklar ve pansiyonlar gibi birçok alanda da. Liberte, kendi kurumlarınızı şekillendirme hakkı anlamına gelir. Merkezcil bir güç veya gerontolojik statü nedeniyle bu kurumların sizi şekillendirme hakkına karşı çıkar.2

Toprağın ortak mülkiyeti, özgür birlikteliğe dayalı devletsiz bir toplumda mülkiyet hakları için meşru ve makul bir modeldir.

Bilhassa Roderick Long, devlet mülkiyetine karşıt olarak “kamu mülkiyeti” dediği şeyi savunmuştur: “Örgütlenmiş halka (yani devlete) ait olan mülkiyet anlamına gelen kamu mülkiyetini savunmakla bir işim yok. Aslında, devlet mülkiyetinin kamu malı olduğunu hiç düşünmüyorum; kendisine hükümet adını veren bir kurumun özel mülkünden başka bir şey değildir.”3 Ortak mülkiyetin homesteading ilkesinin kolektif uygulanmasıyla ortaya çıkacağını da ekliyor:

Göle yakın bir köy hayal edin. Köylüler muhtemelen balık tutmak için göle inecektir. Topluluğun ilk günlerinde, tüm çalılar ve yola düşen dallar nedeniyle göle ulaşmak zor olur. Ancak zamanla, yol temizlenir ve bir rota oluşur – merkezi olarak koordine edilmiş herhangi bir çabayla değil, sadece topluluktaki bireylerin günden güne yapılması gerekenin bu olduğunu daha iyi anlamalarıyla gerçekleşir.4

Temizlenen yol, emeğin ürünüdür – herhangi bir bireyin emeği değil, insanların ortak emeğinin ürünü. Şimdi köylülerden bir tanesi bu temizlenen yola bir kapı ve gişe koymaya ve onu kontrol etmeye karar verirse köylülerin birlikte kazandıkları toplu mülkiyet hakkını ihlal etmiş olur.

Kolektifler, bireyler gibi, bu kaynakları amaçları uğruna daha yararlı hale getirmek için emeklerini sahipsiz kaynaklarla karıştırabildiklerinden homestead ilkesi aracılığı ile ortaya çıkmış kolektif bir mülkiyet hakkından söz edilebilir.5

Tarihte tüm kanıtlar gösteriyor ki neredeyse tüm dünyada tarım için toprağa ilk el konulmasının toplumsal bir birim olarak çalışan köylü köyleri tarafından yapıldığını göstermektedir.


Referanslar

1. Ayn Rand, in question and answer session following “Address To The Graduating Class Of The United States Military Academy at West Point,” New York, March 6, 1974.
2. Karl Hess, “Letter From Washington: Where Are The Specifics?” The Libertarian Forum, June 15, 1969, p. 2

3 Roderick T. Long, “In Defense of Public Space,” Formulations (Free Nation Foundation), Spring 1996. Website offline, accessed via Internet Archive July 6, 2011 <http://web.archive.org/web/20090503091359/http://libertariannation.org/a/f33l2.html>.

4 Ibid.

5 Long, “A Plea for Public Property,” Formulations (Free Nation Foundation), Spring 1998. Website offline, accessed via Internet Archive July 6. 2011 <http://web.archive.org/web/20090416204308/http://libertariannation.org/a/f53l1.html>.

Anarchy and Democracy
Fighting Fascism
Markets Not Capitalism
The Anatomy of Escape
Organization Theory